| |
Allah’ın rahmet ve yardımı bütün Müslümanların
üzerine olsun.
Bu çağrı sizin Çeçenistan’daki kardeşlerinizdendir.
Bu çağrı vicdanlarınızda bir yer arayan çağrıdır,
bu çağrı basit bir şekilde duyulup daha sonra
unutulacak bir çağrı değildir. Bu çağrı sadece
mazlumların haykırışlarını ve zulmün egemenliği
altındaki insanların haykırışlarını size
anlatmakla kalmaz, aynı zamanda size dininizi ve inancınızı
hatırlatır. Biz sizlere
kendi haklarımızdan önce Allah’ın sizin üzerinizde
olan haklarını hatırlatıyoruz. Allah’ın kulları
üzerinde olan hakkı, kulların Allah’a karşı olan
sadakatidir.
Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp, öldüren
ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını
Tevrat, Incil ve Kuran'da söz verilmiş bir hak olarak
cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü
Allah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse, yaptığınız
alışverişe sevinin; bu büyük başarıdır.( Tevbe
111)
Aynı zamanda kendi üzerinizde bir hakkınız vardır, o
da ümmetin yardıma muhtaç olduğu zamanlarda mümkün
olan her yöntemle mücadele etmektir.
İste sizler, Allah yolunda sarfetmeye cağrılan
kimselersiniz. Kiminiz cimrilik yapıyor ama, cimrilik
yapan bilsin ki, ancak kendine karşı cimrilik etmiş
olur. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz
cevirirseniz sizi ortadan kaldırır, sizin gibi
olmayacak bir milleti yerinize getirir (Muhammed 38)
Bizimde sizin üzerinizde hakkımız vardır; dinimizde
imtihana tabii tutulan ve zorluk içerisinde bulunanların
rahatlık içerisinde yaşayan insanlar üzerinde hakkı
vardır. “Huzur içerisinde yaşayanlar ve de zorluklar
içerisinde yaşayanlar arasında, merhamet zorluk içerisinde
yaşayanlaradır. İyilikle bahşeden Allah'a hamdolsun.
Sizin bize karşı olan sorumluluğunuz aynı zamanda tüm
müslüman kardeşlerimizin haklarını savunmanızı da
içerir.
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin
velileridir; (Tevbe 71)
Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler (Hucurat
10)
Peygamber (S.A.V) şöyle demiştir:
bir müslüman diğer tüm müslümanların
kardeşidir; kardeşine zarar vermez ve onu yalnız bırakmaz.
Her kim ihtiyacı
olan bir kardeşine yardıma koşarsa, Allah’ta ihtiyacı
olduğu zaman onun
yardımına yetişir. Her kim kardeşinin üzerinden ağır
bir yükü kaldırırsa,
Allah'ta bir çok ağır yükün olduğu imtihan günü o
kimsenin üzerinden ağır bir
yükünü kaldırır. Aynı zamanda Peygamber(S.A.V) şöyle
demiştir: “Kardeş
olunuz ve Allahın kulları olunuz; bir müslüman diğer
tüm müslümanların
kardeşidir, kardeşine zarar vermez, onu hakir görmez,
ve de aşağılanmasına
izin vermez.”
İSLAM DÜNAYSININ BÜTÜN LİDERLERİNE
Sizler dininizi korumak ve yüceltmekle sorumlusunuz! İslam’a
yapılan nefret
dolu saldırılara karşı kızgın değil misiniz? Allahın
dininin kutsallığını ve
müslüman hayatların mukaddesliğini unuttunuz mu? Tek
bir müslüman bayana
bir Bizans askeri tarafından hakaret edildiğinden dolayı
intikam almak için
Bizans’ı istila eden büyük Calip Elmüntasım’ın
cesaret ve imanının zerresi
de mi sizde yok?
PEKİ YA MÜSLÜMAN ALİMLERİMİZ ?
Bizlere birçok kitaplarda ezberlettiğiniz ve öğrencilerinize
öğrettiğiniz
fıkıh kitaplarından ne cevap veriyorsunuz? Bizler Ebu
Talha El Ensari’nin
dostundan örnek almanız için size hatırlatıyoruz.
Allahın (savaşmak için)
zorsunmadan genç ve yaşlı (olarak) kalk ayetlerini
okuyarak Allah’ın kulu
İbn-i El Mübarek tereddüt etmeden oğullarına şöyle
emretti: "Beni savaş için
hazırlayın, beni savaş için hazırlayın." Ayrıca
şu sözleri söyleyen İbn-i El
mübarekten örnek alın:
" Ey iki kutsal şehirdeki inanalar!
Eğer sen bizi (savaşta) görseydin ibadetinin çocuk
oyunu gibi (imtihan edildiğini) bilirdin. Eğer yanaklarınız
(ibadetten) gözyaşlarıyla ıslanıyorsa
o zaman ruhlarımızı (ibadet) kanıyla yıkarız!!!
"
PEKİ YA ÜMMETİN ŞAİRLERİ EDEBİYATÇILARI VE
BASIN SÖZCÜLERİ ?
Ümmetinizin düşmanlar tarafından paramparça edilmiş
olduğunu hatırlayınız.
Yeryüzündeki kardeşlerinizin ve bacılarınızın
morallerini bozmak için medya
ve haber kuruluşları tarafından oluşturulan kasıtlı
ve saptırıcı yayınlarla
ümmetinizin yalan denizinde kaybolduğunu hatırlayın.
Gerçek aslında şairin
sözlerindedir:
Eğer gerçeği bilselerdi onu saklarlardı
Eğer kötüyü bilselerdi onu güzelleştirip
duyururlardı
Eğer hiçbir şey bilmeseler yalan söylerlerdi
Eğer bir kötülük duysalar çok sevinirlerdi.
Eğer bir iyilik duysalar onu saklamak için acele
ederlerdi.
Güzellikten söz edilirken sağırdırlar
Kötülükten söz edilirken pür dikkat kesilirler.
Size olan çağrımız bu ümmeti uykusundan uyandırmanız
ve görmesini engelleyen bağları gözlerinden çıkarıp,
her yerde kanayan müslümanların yaralarına müdahale
etmeniz içindir. Eğer bu ümmet sizin sorumluluğunda
değilse kimin sorumluluğundadır?
İçinizden bazılarını mal ve zenginlikle imtihan eden
Allah, içinizden kazançlı bir anlaşma ve iyi bir alışverişi
arayanlar, biz sizlere en kazançlı anlaşmayı ve en
iyi işi sunuyoruz! Unutmayın eğer zenginliğinizi bugün
harcamazsanız, o zaman zenginliğiniz bir gün yok
olacaktır. Allah’ın emrine uyun.
Peygamber sizi, Rabbinize inanmaya cağırdığı
halde, Allah'a niçin
inanmazsınız? Hem O, sizden söz almıştı, inanmışlar
iseniz, bu cağrıya koşun. (Hadid 8)
Göklerin ve yerin mirascısı Allah olduğu halde,
Allah yolunda siz niçin sarf etmiyorsunuz? İçinizden
Mekke'nin fethinden önce sarfeden ve savaşan kimseler,
daha sonra sarfedip savasan kimselerle bir değildirler,
öncekiler daha üstün derecededirler. Allah, hepsine
cenneti vadetmiştir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
(Hadid 10)
Allah'a, kat kat karşılığını arttıracağı güzel
bir ödünç takdiminde kim
bulunur? Allah hem darlaştırır, hem bollaştırır; O'na
döneceksiniz. (Bakara 245)
Peygamber’in öğretilerine uyun: Aranızda mirasçısının
parasını kendi
parasından daha çok seven kim var? (orada oturanlar)
şöyle cevapladı: Ey
Allahın Resulü, hepimiz kendi paramızı daha çok
severiz. Peygamber “kendi
paranız harcamakta acele ettiğiniz paradır. Harcamakta
acele etmediğiniz
para mirasçılarınızın parasıdır.''
Güvenlik ve huzur içinde yaşayanlar,
ailesi, çocukları ile birlikte
yataklarında, huzurlu evlerinde huzur içinde uyuyanlar,
Çeçenistandaki
kardeşlerinizin içerisinde bulunduğu ağır şartları
unutmayın. Karlı dağlarda
füze yağmuru, bombalar ve kitle imha silahları altında
yaşayan mücahitleri
düşünün. Onların zorluk karşısındaki cesaret ve
sadakatini hatırlayın.
Onları kin dolu düşmana karşı azmini ve ezici
zaferlerini hatırlayın, kardeşleriniz yalnızca
dininiz olan İslam ve de Ümmetinizin şerefi için savaşıyor.
Tüm dünya kardeşlerinizin karşısında, kardeşlerinizi
bu zor durum karşısında yalnız bırakmayın. Allah’ın
kulu ibn-i Amr’ın Peygamberi Uhud günü yalnız bırakanlara
seslenişini hatırlayın:
Ey insanlar!
Size Allah’ı hatırlatırım! halkınızı ve
peygamberinizi düşman karşısında
yalnız bırakmayın! Oradakiler cevap verdi! Eğer savaşın
çok yakın olduğunu
bilseydik seni terketmezdik, fakat biz bir savaş
olmayacağını gördük! Bu
inatçılık karşısında İbn-i Amr şöyle seslendi:
“Allah sizleri peygamberin
düşmanlarından uzak tutsun, çünkü Allah peygamberin
düşmanları için
peygamberine yeter.” Bu olaydan sonra yüce Allah aşağıdaki
ayeti gönderdi :
İki topluluğun karşılaştığı günde başınıza
gelen, Allah'ın izniyledir. Bu,
inananları da, münafıklık edenleri de belirtmesi içindir.
Münafıklık edenlere: "Gelin, Allah yolunda savaşın,
veya hiç olmazsa savunmada bulunun" dendiği zaman:
" Eger savaşmayı bilseydik, ardınızdan gelirdik"
dediler. O gün, onlar imandan çok inkara yakındılar.
(Ali-imran 167)
Mültecileri,
yetimleri ve yaşlıları hatırlayın ve peygamber (S.A.V) sözlerini
hatırlayın “inananlar bir duvarın tuğlaları gibi
birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar ve inananlar
arasındaki sevgi bağı ve yakınlık örneği bir vücut
gibidir; eğer vücudun azalarından biri rahatsız
olursa vücudun diğer azaları gece boyunca uyanık kalır.''
Unutmayın Çeçenistan’daki kardeşlerinizin ve bacılarınızın
başına gelenler
sizlerin başına gelebilir. Allah’ın uyarısını
dikkate alın.
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim
olan bu şehirden çıkar,
katından bize bir sahip çıkan gönder katından bize
bir yardımcı lütfet"
diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda
ve Allah yolunda
savasmıyorsunuz? (Nisa 75)
Ümmetin saflarını oluşturan değerli bacılarımıza,
sizlere Çeçenistan’daki
bacılarınızın içinde bulundukları zorlukları hatırlatıyoruz.
Onlar ölümün ve
yıkımın içerisinde yaşıyorlar, vahşi düşmanın
idaresi altındalar. Büyük bir
belirsizlik olan tecavüz ihtimali ve asla uzak olmayan işkence.
Ey müslümanlar! Ümmetimiz bir vücuttur, eğer vücudun
bir azası yaralansa veya zayıflasa, tüm vücut
yaralanır ve zayıflar. Bu bağın sinyallerini
inancınızın ruhundaki boşlukta hissetmiyor musunuz?
Bir insanın Allah’a duası şöyledir .duasının ülkesini
felaketlerden
kurtarmasını ister, Ve felaket ülkesinin başına
gelirse duasında şehrinin
korunmasını ister,ve felaket şehrine gelirse o duasında
evinin korunmasını
ister. İmansız bir kimse duasında şöyle der; Allah
bana ihsan edip
diğerleriyle birlikte ölmeme izin vermesin.
Kardeşlerinizin duanıza ihtiyacı olduğunu unutmayın.
Bizler duanın önemini
biliyor ve etkileri için size müteşekkiriz. Hatırlayınız
kardeşiniz Qutayba
Muhammed İbn Wasii ‘yi sorduğunda ona Muhammedin
ordunun bir tarafında
ellerini gökyüzüne açtığını söylediler bunun üzerine
Qutayba gökyüzüne
uzanan eller yüz bin kılıçtan daha iyidir dedi. Allah’ın
Resulü duanın
önemini bize şu sözleriyle hatırlatmıştır. “Zaferin
aranızdan en zayıf olana
ulaşmasını istiyor musunuz ? Son olarak Allah’tan
dinine ve onun tüm
inançlı kullarına zafer vermesini, düşmanlarını
yenmesini ve Çeçenistan
Müslümanlarına bir an önce yardım etmesini diliyoruz.
ÇEÇENİSTANDAKİ MÜCAHİD KARDEŞLERİNİZ
|
|